WFP’nin Gazze’deki yardım faaliyetlerinin durdurulması insani krizi büyütebilir

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın (WFP) Gazze Şeridi’nde binlerce ihtiyaç sahibi aileye yardım faaliyetlerini durdurma yönündeki kararının, 16 yıllık İsrail ablukasının yol açtığı insani krizin daha da büyümesine yol açacağı ifade ediliyor.

Filistin hükümeti ve sivil toplum kuruluşları üzerinden mülteci statüsünde olmayan Filistinli ihtiyaç sahibi ailelere gıda yardımı yapan WFP, 11 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, “ciddi” fon sıkıntısı nedeniyle 1 Haziran’dan itibaren 200 bin Filistinliye gıda yardımını askıya alacağını, bu sayının da gıda yardımı alanların yüzde 60’ına tekabül ettiğini duyurdu.

Ayrıca, “WFP’nin herhangi bir fon almazsa ağustos ayından itibaren Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki faaliyetlerini tamamen askıya almak zorunda kalacağı” bilgisine yer verilen açıklamada, WFP’nin bölgedeki gıda ve nakdi yardımlarını sürdürebilmesi için 2023 sonuna kadar 51 milyon dolara ihtiyaç duyduğu ifade edildi.

Cenevre merkezli Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütünün Ocak 2020’deki raporunda “2 milyon 300 bine ulaşan nüfusuyla yoksulluk oranının yüzde 61’in üzerinde olduğu” belirtilen Gazze Şeridi’nde WFP’nin yardımları durdurmasının, ekonomiyi ciddi anlamda etkileyeceğine işaret ediliyor.

Bölgesel ve uluslararası arenada, son dönemlerde İsrail ile Filistinliler arasında yeniden tansiyonun yükselmesine yol açacak şekilde Gazze’deki insani krizin patlak vermesinin önüne geçmek için pek çok çaba sarf edildiğine dikkati çeken uzmanlar, bu durum karşısında endişelerini ifade ediyor.

WFP: “Finansman eksikliği bizi yardımları durdurmaya sevk etti”

WFP Sözcüsü Aliye Zeki, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Finansman sorunu sebebiyle Filistin topraklarındaki gıda yardımlarını sürdürmek çok zor hale geldi. Bu nedenle de WFP zor kararlar aldı.” dedi.

WFP’nin Filistinlilere yönelik gıda yardımını durdurma kararını duyurmasından sonra bu karardan vazgeçilecek olumlu herhangi bir gelişme yaşanmadığının altını çizen Zeki, Filistinlilere yapılan 12,4 dolarlık yardım ödemelerinin mayıs ayı itibarıyla 10,3 dolara düşürüldüğünü söyledi.

Yardım ödemesini düşürme uygulamasının WFP’den yardım alan 275 bin Filistinlinin tümünü kapsadığına işaret eden Zeki, “Haziran başı itibarıyla da WFP’den yararlananların yüzde 60’ı artık yardım alamayacak. Bu da Filistin topraklarındaki 200 bin kişiyi kapsıyor.” ifadelerini kullandı.

Geriye kalan Filistinlilerin ihtiyaç durumunun daha ağır olduğu ve bunlara yönelik yardımların ağustos ayına kadar süreceğini belirten Zeki, “WFP’nin Filistin topraklarındaki yardım çalışmaları ise ağustos ayı itibarıyla askıya alınacak.” diye konuştu.

“WFP’nin yardımı 2023 sonuna kadar sürdürebilmesi için 51 milyon dolar gerekli”

WFP’nin Filistinlilere yönelik yardım çalışmalarını 2023 sonuna kadar sürdürebilmesi için 51 milyon dolar acil kaynağa ihtiyaç duyulduğuna vurgu yapan Zeki, işgal altındaki Batı Şeria ve abluka altındaki Gazze Şeridi’nde yaşayan ailelerin artan güvenlik sorunu ve ekonomik krizin yol açtığı hayat pahalılığı gölgesinde gıda güvenliği sınırı altına düşebildiklerini belirtti.

Gazze Şeridi’ndeki insani krizi “berbat” olarak nitelendiren Zeki, “Gazze’de her 3 kişiden 2’si günlük gıda ihtiyacını karşılama mücadelesi veriyor.” dedi.

Zeki, bu yardım programının durmasıyla birlikte WFP’yle anlaşması olan 300 küçük esnafın da olumsuz etkileneceğini aktardı.

WFP, bugüne kadar yardım çalışmalarıyla aylık Filistin ekonomisine yaklaşık 3 milyon dolar kazandırıyordu.

Gazze’deki Filistin Sosyal Kalkınma Bakanlığı Sözcüsü Azize el-Kahalut da WFP’nin, Sosyal Kalkınma Bakanlığı üzerinden yardım ulaştırdığı Filistinlilerin sayısının 23 bin 300 olduğunu belirtti.

Kahalut, WFP’nin mayıs ayının başı itibarıyla kendileri üzerinden yardımlardan istifade eden 8 bin kişiye yardımların kesileceğini ilettiğini söyledi.

WFP’nin yardımlarına güvenen kesim

Abluka altındaki Gazze Şeridi’nde yüzbinlerce Filistinli, iş fırsatlarının azlığı, imkanların kısıtlı ve yaşam şartlarının yüksek olmasının yanı sıra sağlık koşulları elvermediği için WFP’nin sağladığı yardımlarla ailesini geçindirmeye çabalıyor.

AA muhabirine konuşan 53 yaşındaki Filistinli Hüsam Ahmed, çeşitli hastalıkları nedeniyle çalışamadığını, ailesinin temel ihtiyaçlarını WFP’nin verdiği yaklaşık 210 şekel tutarındaki yemek kuponuyla karşıladığını söyledi.

Altı kişilik ailesinin ekonomik durumunun oldukça kötü olduğunu kaydeden Ahmed, WFP’nin yardımını kesmesi durumunda ailesinin durumunun ekonomik ve insani açıdan daha da kötüleşmesinden endişe ettiğini dile getirdi.

“WFP’nin kararı kabul edilemez”

Kalkınma konusunda uzman Muhsin Ebu Ramazan, bu endişeyi bölgedeki tüm Filistinliler için paylaştığını söyledi.

Ebu Ramazan, “Gazze Şeridi’nde devam eden abluka ve askeri saldırılar nedeniyle artan yoksulluk ve işsizlik oranları ortadayken WFP’nin kararı kabul edilemez.” dedi.

Gazze’deki insani durumun kötü olduğunu kaydeden Ebu Ramazan, farklı üretim sektörlerindeki somut gerilemenin gölgesinde her yıl 12-15 bin üniversite mezununun işsizlik ordusuna katıldığına işaret etti.

Ebu Ramazan, Gazze’de hiçbir gelir kaynağı olmayan yoksullara yönelik gıda yardımlarının durdurulmasının herhangi bir gerekçesinin olmadığını söyledi.

İnsani krizlerden muzdarip diğer ülkelerde yardımların devam ettiğine dikkati çeken Ebu Ramazan, “Bu kararın mali krizle ilgili olmadığını, bazı siyasi boyutlar taşıdığını düşünüyorum. Yardımların askıya alınması Gazze’deki insani ve ekonomik krizi derinleştiriyor.” dedi.

“Gıda güvenliği oranları artacak”

Ebu Ramazan, WFP’nin yardımlarını kesmesinin abluka ve zor ekonomik koşullar altındaki Gazze’de gıda güvensizliği oranlarını artıracağını ifade etti.

Gıda güvensizliğinin, toplumun kesimlerini yoksulluk çemberine dahil ettiğinin altını çizen Ebu Ramazan, bu durumda insani yardımların azaltılması değil aksine artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Filistin İnsan Hakları Merkezi, daha önce yaptığı açıklamada, WFP’nin kararının kendilerini endişelendirdiğini, bu kararın en fazla Gazze’deki ihtiyaç sahibi Filistinlileri etkileyeceğini vurgulamıştı.

Merkez, bölge nüfusunun yarısından fazlasının yoksulluk çektiğini, nüfusun yüzde 64,4’ünün ise gıda güvensizliği yaşadığını açıklamıştı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*