Ateş, Acil ve Antibiyotik

Kış mevsimi salgın açısından hızlı başladı…

Şu anda üçlü, muhtemelen dörtlü salgınla baş başayız.

Salgınla ilişkili etkenler; Covid-19 yeni varyantı JN1, Grip/İnfluenza, RSV (grip benzeri bulgular yapan solunum sistemini hastalandıran bir virüs) ve adını Çin’deki gizemli salgından duyduğunuz zatürre yapan Mikoplazma.

Birinci basamak sağlık sistemi grip benzeri bulgularla başvuruların artışı nedeniyle aşırı yük altında, bu anlaşılabilir.

Ama ateşi çıkan, boğazı kaşınanların gündüz işte gece acilde olması körkütük idare eden sağlık sitemine son darbeleri de vuracak.

Aslında açık alanlarda küçük istasyon gibi test merkezleri kurulup bu etkenler için testler yapılarak insanlar evde kendi kendilerine süreci yönetmeye yönlendirilmeli ve düzgünce bilgilendirilmelidir.

Çünkü ACİL servislerin solunum yolu infeksiyonlu kişilerce işgali

  1. Ambulans şeridini tıkayan araç misali acil müdahaleye gerçek gereksinimi olanların yaşamsal olan dakika ve saatlerinin kaybına ve dolaylı ölümlerine yol açar,
  2. ACİL servisleri bir virüs laboratuvarı haline getirerek, gebe, kalp krizi geçiren, yaşlı, bağışıklık sistemi sorunu olan kişilerde ölümcül seyredebilecek bu etkenlerin yoğun bulaşına yol açar.

Dünyada hiçbir ülkede bu hastaların ACİL servislerin kapısından alınmadığını belirtmeliyim.

Öte yandan antibiyotikler, ateş düşürücü değildir.

Ayaktan poliklinik başvurusu gerektiren ateş ve boğaz ağrısı olanlarda, 5-15 yaş arası %60, 15 yaş üzerinden itibaren %90 VİRAL etkenler vardır.

Antibiyotikler virüslere etkili olmadığı gibi viral bir infeksiyonda antibiyotik kullanmak, antibiyotiklerin, böbrek, kalp, karaciğeri ilgilendiren ciddi yan etkilerinin sekiz-on kat artması riskini taşımaktadır.

En sık görülen alerji, ishal, mide-bağırsak sisteminin huzurunu kaçırmak gibi yan etkilerini belirtmeye dahi gerek yok.

Bağırsaklarımızda bulunan ve bağışıklık sistemimizle yakın ilişkili mikrobiyota hasarının uzun dönemde bağırsak kanserleri, geçirgen bağırsak, otoimmün hastalıklar ve depresyon ile ilişkileri olduğu bildirilmektedir.

Ayrıca başka hastalıkların varlığı nedeniyle kullanmakta olduğunuz kan sulandırıcı, kalp, diyabet ilaçları ile etkileşime girerek onların yararını azaltabilir ya da yan etkilerini artırabilir.

Antibiyotikler, zatürre gibi akciğerin ya da çocuklarda BETA kısaltması ile yaygın bilinen boğazın bakteri infeksiyonlarında etkili ve önemlidir.

Ancak BETA, çocukluk yaşlarındaki karşılaşmalar nedeniyle gelişen bağışık yanıt nedeniyle 15 yaşından sonra risk oluşturmaz.

Viral infeksiyonlarda ateş dirençlidir, “kombo salgın” benzetmesi yapılan şimdiki salgında 5-7 gün kadar sürebilir.

Ancak viral infeksiyonlar, 65 yaş üzerinde olanlar, 5 yaş altı çocuklar, diyabet, kalp, böbrek, kanser hastalarında ciddi seyredebilir, hatta ölümcül olabilir.

İkincil zatürre çocuklarda kulak iltihabı, sinüslerin uzamış bakteri infeksiyonları eklenebilir. Tanımlanan bu kişilerde ateş çıkması da risklidir, ateş parasetomol gibi bir ateş düşürücüyle yönetilmelidir.

Soluk soluğa bırakan nefes sıkıntısı, iltihaplı balgam, bilinç durumunda değişimler, yaşlı kişinin uykuya meyilli olması, düşmüşken tekrar ve titremelerle yükselen, 5 günden sonra düşmeyen ateş durumlarında hekime başvurulmalıdır.

Ateş dışında antibiyotiklerin gereksiz kullanıldığı bir başka durumda sinüzittir.

Burun yanı ya da alındaki hava boşlukları olan sinüsler, burun iç yüzeyinin şişmesi ile seyreden alerji, nezle gibi tüm durumlarda iltihaplanır. Çünkü burun tıkanması sinüslerin havalanmasını bozar.

Sinüsler özellikle gribal tablolarda çok belirgin olarak ağrılı ve şiştir.

Ama bu ANTİBİYOTİK kullanmayı gerektirmez. Zaten ANTİBİYOTİK işe de yaramaz.

Ancak burundan nefes alıp vermeyi engelleyen tıkanıklık, şişlik ve ağrı ; 7 günden uzun sürerse, iyileşmişken tekrar kötüleşirse, ek kan tetkikleri de yapıldığında bakteri varlığını desteklerse, o zaman gerekebilir.

Salgınımız kombo, yaklaşımımız yaklaşımsızlık daha fenası yangın söndürücü gibi antibiyotik kullanmak.

Oysa iyi yaşam kuralları, mevsimsel salgınların nasıl yönetilmesi gerektiği, grip ve Covid-19, zatürre için aşılanmanın yaşamsal olduğu kanıta dayalı bir gerçeklik.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir